Kıymetli katılımcılar ve değerli konuklar,
Türkiye Tekstil Mühendisleri Odası Güney Bölge Şubesi ve Kahramanmaraş Sanayici ve İşadamları Derneği işbirliği ile düzenlenen “Güncel Gelişmeler Çerçevesinde Tekstil Teknolojileri” başlıklı seminerimize katılımınızdan dolayı hepinize teşekkür eder; yönetim kurulum adına saygılarımı sunarım.
Değerli konuklar,
Klasik ekonomi anlayışında, üretim girdileri olarak tanımlanan işgücü, makine, malzeme ve kapitalin yanına, günümüzde beşinci bir girdi daha eklenmiştir ki; o da “bilgi” gerçeği. Globalleşen dünyada, her sektörde olduğu gibi, rekabetin en yoğun şekilde yaşandığı sektörlerin başında gelen tekstil sektöründe de, bilgi en önemli girdi unsuru haline gelmiştir. Artık, rekabet avantajının esasını bilgi tabanının oluşturduğu bilinci her işletmeye yerleşmiştir. Bilginin sağladığı üstünlüğün sürdürelebilmesi ise ancak yenililçilikle sağlanabilir.
Değerli konuklar,
Son yaşadığımız ekonomik kriz, bilginin ve teknolojinin önemini bize bir kez daha göstermiştir. Bilgi birikimi yüksek, teknolojisi yeni işletmeler, krize daha hazırlıklı yakalanmış ve en az etkiyle krizi atlatmışlardır. Ayakta kalabilmek ve varlığımızı sürdürebilmek için, hangi sektörde faaliyet gösterirsek gösterelim; işimizi en iyi şekilde yapmak; en yeni teknolojiyle yapmak; alanımızdaki güncel gelişmeleri yakından takip etmek zorundayız. Bu bağlamda, en önemli sanayi yatırımlarının tekstil üzerine yapıldığı şehrimizde, böyle bir organizasyonun gerçekleştiriliyor olması son derece önem teşkil etmektedir. Bugünkü seminerin, hepimize faydalı olması temennisiyle, organizasyonda emeği geçen tüm arkadaşlarıma bir kez daha teşekkür eder; hepinize saygılarımı sunarım.
Tabi, bir de süreci yönetmenin firma ve birey ayağı var; burada krizin muhtemel sonuçlarına odaklanmak gerektiğini düşünüyorum. Bir miktar daha kur üzerinde yukarı yönlü baskı olacak gibi gözüküyor. Bu nedenle şirketlerin; kurumsal risk ve performanslarını yorumlayarak, rekabet güçlerini, verimlilik ve karlılık durumlarını tekrar gözden geçirmeleri, stoklarını azaltmaları, mümkünse atıl duran varlıklarını elden çıkarmaları, buna paralel olarak likiditelerini artırmaları, kur risklerini minimize etmeleri gerektiğini düşünüyorum.
Özetle, bu süreç daha uzun bir süre devam edecek gibi gözüküyor. Krizler fırsattır derler, umarım ülkemizde de öyle olur. Asıl meselelerimize yoğunlaşarak ve gerekli reformlar yapılarak kırılgan yapı daha dayanıklı, daha güçlü bir hale dönüşebilir. Bunun herkesin asli vazifesini yerine getirdiği müddetçe zor olmadığının farkındayız. En azından krizin yaralarını sarmaktan daha kolay olacaktır. Kahramanmaraşlı sanayiciler olarak biz üzerimize düşeni yapmaya her dönemde olduğu gibi hazırız. Yeter ki dominonun başı artı yönde harekete geçsin. Sonbaharın ılıman geçmesi dileğiyle…
A.Kadir Kurtul
KASİAD Yönetim Kurulu Başkanı
|